Güvenli Alanınız
İyileşme & Büyüme

Ruh sağlığına yönelik şefkatli ve kanıta dayalı bir yaklaşım. Birlikte, hayatın geçiş dönemlerinde yol alabilir ve iç huzurunuzu bulabilirsiniz.

Therapy Space
Psychologist
Uzmanlık & Empati

Psk.Seher Tamanlı ile tanışın

Ben Psikolog Seher Tamanlı. Lisans eğitimimi Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tamamladım. Eğitim sürecim boyunca bireyin iç dünyasını anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımları temel alarak kendimi geliştirdim. Mezuniyetimin ardından, bireylerin, çiftlerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımı sürdürdüm. Uzmanlık alanlarım arasında aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı ve ergen psikolojisi yer almaktadır. Her bireyin yaşam deneyiminin kendine özgü olduğuna inanıyor; bu nedenle terapi sürecini kişiye özel, güven temelli ve etik ilkeler doğrultusunda şekillendiriyorum.

Bilişsel Davranışçı

Kanıta dayalı yardım

İnsancıl

Kişi merkezli bakım

"Hayatınızın en büyük ayrıcalığı, gerçekten kim olduğunuzu keşfetmektir."

Çalışma Alanlarım

Bireysel Terapi

Kişisel gelişim ve iyileşmeye odaklı bire bir seanslar.

Çift Danışmanlığı

İlişkilerde yol almak ve duygusal bağları güçlendirmek.

Aile Terapisi

Aile içi dinamikleri uyumlu hale getirmek ve toplumsal çatışmaları çözmek.

Ergen

Ergenlik dönemindeki gelişimsel zorluklara yönelik uzmanlaşmış destek.

İyileşmenize bugün başlayın.

Güvenli uzaktan terapi seansları için hizmetinizdeyiz. Ücretsiz 15 dakikalık bir görüşme için iletişime geçin.

✓ %100 Gizlilik Garantisi
✓ Esnek Planlama
✓ Bilimsel ve Etkili Terapi Yöntemleri

→

Sosyal Maskelerin Ardındaki Sessizlik: Utangaçlık Bir Pranga mı, Bir Koruma Kalkanı mı?


Sosyal Maskelerin Ardındaki Sessizlik: Utangaçlık Bir Pranga mı, Bir Koruma Kalkanı mı?


Sosyal Maskelerin Ardındaki Sessizlik: Utangaçlık Bir Pranga mı, Bir Koruma Kalkanı mı?

Geçen hafta bir sosyal etkinlikte, odanın köşesinde telefonuyla çok ilgiliymiş gibi görünen bir gençle göz göze geldim. Yanına gittiğimde bana kurduğu ilk cümle şu oldu: "Hocam, sanki herkes üzerimdeki her detayı inceliyor ve yanlış bir kelime etmemi bekliyor gibi hissediyorum."

Bu his, klinik literatürde "Spot Işığı Etkisi" (Spotlight Effect) olarak adlandırılır. Utangaçlık; sadece bir kişilik özelliği değil, zihnimizin bizi olası bir sosyal dışlanmadan korumak için devreye soktuğu antik bir savunma mekanizmasıdır.

Utangaçlığın Evrimsel Mirası: Neden "Geri Çekiliyoruz"?

Eski atalarımız için kabileden dışlanmak, doğada tek başına kalmak ve dolayısıyla ölüm demekti. Utangaçlık, aslında "yeni ve bilinmeyen bir sosyal ortama girerken önce izle, sonra dahil ol" diyen hayatta kalma stratejisinin bir kalıntısıdır.

Ancak modern dünyada, kabilemiz artık binlerce kişilik dijital ve fiziksel ağlardan oluşuyor. Antik beynimiz ise bu kadar yoğun "izlenme" ihtimali karşısında sürekli bir "Savaş ya da Kaç" alarmı veriyor.

Sosyal Maskelerin Ardındaki Sessizlik: Utangaçlık Bir Pranga mı, Bir Koruma Kalkanı mı?


"Sahne Işığı" Yanılsamasını Kırmak

Utangaç bireylerin zihni, genellikle kendi üzerlerine aşırı odaklanmıştır (Self-focused attention). “Elimi nereye koymalıyım?”, “Sesim mi titredi?”, “Şu an çok saçma bir şey mi söyledim?” gibi içsel diyaloglar, dış dünyadaki gerçek akışı kaçırmamıza neden olur.

Bilişsel açıdan bakıldığında, utangaçlık bir "tahmin hatasıdır". Zihnimiz, diğer insanların hakkımızdaki yargılarının olduğundan çok daha sert ve odaklanmış olduğunu varsayar. Oysa gerçek şu ki; herkes kendi "spot ışığı" altında, kendi hatalarını gizlemeye çalışmakla meşgul.

Sosyal Maskelerin Ardındaki Sessizlik: Utangaçlık Bir Pranga mı, Bir Koruma Kalkanı mı?


Utangaçlığı "Aşmak" Değil, Onunla Barışmak

Terapi odasında hedefimiz utangaç birini bir "sahne starına" dönüştürmek değildir. Hedefimiz, kişinin bu duyguyla beraberken de hayatını yaşayabilmesini sağlamaktır. İşte bu süreçte kullanılan bazı gerçekçi yaklaşımlar:

  • Dikkat Eğitimi (Task Concentration): Dikkati kendi içsel duyumlarınızdan (terleyen eller, hızlanan kalp) çıkarıp karşıdaki kişinin ne söylediğine veya ortamdaki bir nesneye (örneğin masadaki bardağın dokusu) odaklamak.
  • Küçük "Sosyal Deneyler" Yapmak: Bilerek çok küçük, zararsız hatalar yapmak. Örneğin; marketteki kasiyere yanlışlıkla "iyi akşamlar" yerine "günaydın" demek ve dünyanın batmadığını, kimsenin sizi yargılamadığını o an nörolojik olarak deneyimlemek.
  • Mükemmeliyetçilikle Vedalaşmak: Utangaçlık genellikle "kusursuz olma" zorunluluğundan beslenir. "Sıkıcı biri olma" hakkınızı kendinize tanıdığınızda, üzerinizdeki baskının azaldığını göreceksiniz.

Bir Psikolog Notu: "Sessizliğin Gücü"

Toplumumuz dışa dönüklüğü (extraversion) bir ideal olarak kutsasa da, utangaç ve içe dönük bireylerin müthiş bir gözlem yeteneği, derin bir empati kapasitesi ve analitik dinleme becerisi vardır. Utangaçlığınız sizi "eksik" kılmaz; sadece dünyayı daha temkinli ve derinlemesine işleyen bir filtreniz olduğu anlamına gelir.

Eğer bugün bir ortamda sessiz kaldıysanız, kendinizi cezalandırmayın. Sadece beyninizin sizi korumaya çalıştığını fark edin ve ona nazikçe fısıldayın: "Teşekkür ederim, ama şu an güvendeyim."