Güvenli Alanınız
İyileşme & Büyüme

Ruh sağlığına yönelik şefkatli ve kanıta dayalı bir yaklaşım. Birlikte, hayatın geçiş dönemlerinde yol alabilir ve iç huzurunuzu bulabilirsiniz.

Therapy Space
Psychologist
Uzmanlık & Empati

Psk.Seher Tamanlı ile tanışın

Ben Psikolog Seher Tamanlı. Lisans eğitimimi Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tamamladım. Eğitim sürecim boyunca bireyin iç dünyasını anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımları temel alarak kendimi geliştirdim. Mezuniyetimin ardından, bireylerin, çiftlerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımı sürdürdüm. Uzmanlık alanlarım arasında aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı ve ergen psikolojisi yer almaktadır. Her bireyin yaşam deneyiminin kendine özgü olduğuna inanıyor; bu nedenle terapi sürecini kişiye özel, güven temelli ve etik ilkeler doğrultusunda şekillendiriyorum.

Bilişsel Davranışçı

Kanıta dayalı yardım

İnsancıl

Kişi merkezli bakım

"Hayatınızın en büyük ayrıcalığı, gerçekten kim olduğunuzu keşfetmektir."

Çalışma Alanlarım

Bireysel Terapi

Kişisel gelişim ve iyileşmeye odaklı bire bir seanslar.

Çift Danışmanlığı

İlişkilerde yol almak ve duygusal bağları güçlendirmek.

Aile Terapisi

Aile içi dinamikleri uyumlu hale getirmek ve toplumsal çatışmaları çözmek.

Ergen

Ergenlik dönemindeki gelişimsel zorluklara yönelik uzmanlaşmış destek.

İyileşmenize bugün başlayın.

Güvenli uzaktan terapi seansları için hizmetinizdeyiz. Ücretsiz 15 dakikalık bir görüşme için iletişime geçin.

✓ %100 Gizlilik Garantisi
✓ Esnek Planlama
✓ Bilimsel ve Etkili Terapi Yöntemleri

→

Depresyon ve Tedavisi

 Depresyon ve Tedavisi

Depresyon dünyanın en önemli sağlık problemlerinden biridir. O kadar yaygındır ki psikiyatrik hastalıkların "nezle'si olarak bilinir. Ancak depresyonun nezleden önemli bir farkı vardır ki depresyon ölümle sonuçlanabilir!



Depresyonda olan kişiler:

• Yoğun üzüntü, endişe, suçluluk ve değersizlik duyguları ile boğuşurlar.

• Kendilerine karşı acımasız ve suçlayıcıdırlar!

• Günün büyük kısmında ve neredeyse her gün üzgün ve çökkün hissederler.

• Dikkatlerini toplamada ve sürdürmede, en basit konularda bile karar vermede zorluk çıkarırlar.

• Bir sorunla karşılaştıklarında çözüm üretmek onlar için çok zordur.

• Her gün yaptıkları ve önceden keyif aldıkları faaliyetlere karşı ilgi ve isteklerini kaybetmişlerdir.

• Kişisel hijyenlerini ve görünüşlerini ihmal ederler.

• Sonuç olarak, sosyal çevreleri gitgide daralır. Enerjileri azalmıştır ve kendilerini aşırı derecede yorgun hissederler.

• Uykuya dalmada ve sürdürmede zorluk çekerler ya da zamanlarının çoğunu uykuda geç

• Benzer şekilde ya iştahları azalmıştır ve kilo verirler ya da tam tersine iştahları artmıştır ve kilo alırlar. • Hareketleri ya iyice yavaşlamıştır ya da aşırı tetikte, huzursuz ve telaşlıdırlar.

• Bazıları fiziksel bir temeli olmayan çeşitli ağrı ve sızılardan yakınır.

• Ölüm ve intiharla ilgili tekrarlayan düşünceleri olabilir.

Bu noktada depresyonun sağlıklı hayatın bir parçası değil, bir rahatsızlık olduğu unutulmamalıdır. Etkinliği kanıtlanmış bilişsel davranışçı tekniklerle bu rahatsızlığın üstesinden gelmek mümkündür. Depresyonun ortaya çıkmasında biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenler rol oynar. 


Örneğin,

• Ailedeki depresyon geçmişi, sağlık problemleri, kronik rahatsızlıklar; • Çocukluk döneminde travma ya da istismar öyküsü;

• Yalnızlık, sosyal destek eksikliği;

• Kısa süre önce yaşanmış stresli yaşam tecrübeleri;

• Evlilik ya da ilişki problemleri;

• İşsizlik; maddi zorluklar;

• Mevsim değişiklikleri, gebelik, alkol ya da uyuşturucu kullanımı depresyon için risk oluşturan durumlardır.

Depresyon kişinin davranışlarında önemli değişiklikler oluşturur. Bu değişiklikler de kişinin depresyonunu daha da tetikleyerek bir kısır döngü yaratır. Örneğin, enerjisi azalan kişi günlük görev ve sorumluluklarını ihmal eder. Keyif aldığı aktivitelerden uzaklaştıkça kişi kendisini ümitsiz hisseder. Enerjisi ve motivasyonu daha da azalır.


Sonuç olarak hiçbir aktivitede bulunmaması olumlu şeyler yaşamasına ve hissetmesine engel olur. Benzer şekilde kişi ev ve iş yerinde sorumluluklarını ihmale başladığında, yapacağı işler yığılır. Bu yüzden kendisini çaresiz, suçlu ve başarısız hisseder ve depresyonu daha da kötüleşir.

Bilişsel davranışçı yaklaşıma göre; bu kısır döngünün devam etmesinde düşüncelerimizin payı çok önemlidir.

Depresyonda olan bir kişi ya hep ya hiç, aşırı genelleme, sonuçlara atlama, falcılık gibi pek çok düşünce hatasını gerçekmiş gibi deneyimler. Örneğin  "Dışarı çıksam da bir şey değişmeyecek " otomatik düşüncesi, kişinin umutsuz hissetmesine ve sonuç olarak evde kalıp uyumayı seçmesine neden olur.

"Oysa kişi geçen gün dışarı çıktığımda kendimi daha iyi hissetmiştim" diye düşündüğünde, daha umutlu hissedecek ve yataktan kalkma gücünü bulacaktır. Bilişsel davranışçı yaklaşımda işte bu düşünce ve davranışların değiştirilmesi, sonuçta da depresyon kısır döngüsünün kırılması hedeflenir.

Kendinizi çökmüş, umutsuz, depresif hissediyorsanız uzman desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz.

Lütfen yardım almaktan çekinmeyin.