Güvenli Alanınız
İyileşme & Büyüme

Ruh sağlığına yönelik şefkatli ve kanıta dayalı bir yaklaşım. Birlikte, hayatın geçiş dönemlerinde yol alabilir ve iç huzurunuzu bulabilirsiniz.

Therapy Space
Psychologist
Uzmanlık & Empati

Psk.Seher Tamanlı ile tanışın

Ben Psikolog Seher Tamanlı. Lisans eğitimimi Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tamamladım. Eğitim sürecim boyunca bireyin iç dünyasını anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımları temel alarak kendimi geliştirdim. Mezuniyetimin ardından, bireylerin, çiftlerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımı sürdürdüm. Uzmanlık alanlarım arasında aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı ve ergen psikolojisi yer almaktadır. Her bireyin yaşam deneyiminin kendine özgü olduğuna inanıyor; bu nedenle terapi sürecini kişiye özel, güven temelli ve etik ilkeler doğrultusunda şekillendiriyorum.

Bilişsel Davranışçı

Kanıta dayalı yardım

İnsancıl

Kişi merkezli bakım

"Hayatınızın en büyük ayrıcalığı, gerçekten kim olduğunuzu keşfetmektir."

Çalışma Alanlarım

Bireysel Terapi

Kişisel gelişim ve iyileşmeye odaklı bire bir seanslar.

Çift Danışmanlığı

İlişkilerde yol almak ve duygusal bağları güçlendirmek.

Aile Terapisi

Aile içi dinamikleri uyumlu hale getirmek ve toplumsal çatışmaları çözmek.

Ergen

Ergenlik dönemindeki gelişimsel zorluklara yönelik uzmanlaşmış destek.

İyileşmenize bugün başlayın.

Güvenli uzaktan terapi seansları için hizmetinizdeyiz. Ücretsiz 15 dakikalık bir görüşme için iletişime geçin.

✓ %100 Gizlilik Garantisi
✓ Esnek Planlama
✓ Bilimsel ve Etkili Terapi Yöntemleri

→

Kronik Mutsuzluk

 Kronik Mutsuzluk



Kronik Mutsuzluk

Çok temel bir varsayımla insan hoşlandığı şeylere yakınlaşırken ona acı veren şeylerden uzak durma eğilimindedir. Bizi mutlu eden her ne varsa, ona yakın olmayı tercih etmemiz oldukça akla yatkın görünüyor. Ancak bazı insanlar acı çekmeyi ya da mutsuz olmayı hayatlarının bir parçası haline getirebiliyorlar. Kendilerini daha iyi hissedebilecekleri adımları atma şansları varken, oldukları yerde kalıp şikayet etmeye devam edebiliyorlar. Mutsuzluk kimileri için bir tür alışkanlığa ya da fark etmeden yaptıkları bir tercihe dönüşebiliyor; öyle ki mutlu bir an yaşasalar dahi kendilerini mutsuz hissettikleri o ruh haline çok çabuk dönebiliyorlar.

Biz bu duruma kronik (müzminleşmiş) mutsuzluk diyoruz. İnsanların sürekli mutsuzluk yaşamalarının olası nedenleri arasında çocukluktan taşınan güvensiz ilişki kurma biçimleri ve düşük özgüven kendini gösteriyor. Aşırı kuralcı ve beklentilerin yüksek olduğu, katı bir aile ortamında büyüyen çocuklar mutsuzluğu sevgi ve başarı ile özdeşleştirebiliyorlar. Başka bir ifade ile sevgi almanın, başarılı olmanın ve dolayısıyla kabul görmenin yolunun mutsuz olmaktan geçtiği düşünülebiliyor.

Mutsuzluk bir süre sonra bir alışkanlığa dönüşebiliyor ve birey ne yaşarsa yaşasın, (farkında olmadan) davranışlarıyla durumu tekrar o tanıdık mutsuzluk tablosuna çevirebiliyor. Diğer taraftan sürekli mutsuz insan, mutsuz olmayı gerçekçi olmak şeklinde tarif edebiliyor. Bu insanlara göre gerçekçi hareket etmek ancak negatife odaklanmakla mümkün oluyor zira pozitife odaklanmak bir takım şeylerin gözden kaçmasına neden olabilir ya da hayal kırıklıkları yaşanmasına yol açabilir.

Dolayısıyla kişinin hayal kırıklığı yaşamaktansa, mutsuz kalmayı tercih ettiğini söyleyebiliriz. Eğer kişi mutlulukla ne yapacağını bilmiyorsa bu noktada mutluluk korkutucu bir duygu haline de dönüşebilir. Bazı insanlar mutlu olmayı kendine yakıştırmayabilir.

Kronik Mutsuzluk



Geçmişin yıkıcı ya da travmatik anılarıyla yüzleşmek ve bugünün zorluklarıyla mücadele etmek için mutsuz olmaktan başka baş etme yöntemleri mutlaka vardır. Ancak öncelikle mutsuzluğun bireyin hayatındaki rolünün keşfedilmesi gerekir. Kişinin bu rolü benimsemesinin nedenlerinin anlaşılmasının ardından daha fonksiyonel baş etme biçimleri edinme aşamasına gelinir. 

Mutsuzluk kimilerinin hayatında daha çok çalışmak, daha disiplinli ve dikkatli olmak için motive edici bir güç olarak da kullanılabilir. Zaman zaman geçmişten kapanmayan defterler, suçluluk duyguları ve pişmanlıklar insanların kendilerini mutsuzlukla cezalandırma yoluna gitmelerine neden olabilir. Cezalandırılanlar çoğu zaman en yakındakilerdir. Bir eşin, farkında olarak ya da olmayarak, mutsuzluğuyla hayat arkadaşını ya da bir çocuğun anne-babasını cezalandırdığını görmek mümkündür. Saydığımız bütün bu örneklerde mutsuzluğun bir işlevi olduğunu görüyoruz.

Bir amaca hizmet eden mutsuzluk, o amaç fark edilip ortadan kaldırılmadığı müddetçe yerini olumlu başka duygulara bırakmayacaktır. Geçmişin yıkıcı ya travmatik anılarıyla yüzleşmek ve bugünün zorluklarıyla mücadele etmek için mutsuz olmaktan başka baş etme yöntemleri mutlaka vardır. Ancak öncelikle mutsuzluğun bireyin hayatındaki rolünün keşfedilmesi gerekir.

Kişinin bu rolü benimsemesinin nedenlerinin anlaşılmasının ardından daha fonksiyonel baş etme biçimleri edinme aşamasına gelinir. Sonrasında mutluluğun kişinin hayatına dahil olması kaçınılmazdır. Çünkü en başta söylediğimiz gibi bizi mutlu eden her ne varsa, ona yakın olmayı tercih etmemiz oldukça akla yatkın görünüyor.