Güvenli Alanınız
İyileşme & Büyüme

Ruh sağlığına yönelik şefkatli ve kanıta dayalı bir yaklaşım. Birlikte, hayatın geçiş dönemlerinde yol alabilir ve iç huzurunuzu bulabilirsiniz.

Therapy Space
Psychologist
Uzmanlık & Empati

Psk.Seher Tamanlı ile tanışın

Ben Psikolog Seher Tamanlı. Lisans eğitimimi Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünde tamamladım. Eğitim sürecim boyunca bireyin iç dünyasını anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımları temel alarak kendimi geliştirdim. Mezuniyetimin ardından, bireylerin, çiftlerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımı sürdürdüm. Uzmanlık alanlarım arasında aile danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı ve ergen psikolojisi yer almaktadır. Her bireyin yaşam deneyiminin kendine özgü olduğuna inanıyor; bu nedenle terapi sürecini kişiye özel, güven temelli ve etik ilkeler doğrultusunda şekillendiriyorum.

Bilişsel Davranışçı

Kanıta dayalı yardım

İnsancıl

Kişi merkezli bakım

"Hayatınızın en büyük ayrıcalığı, gerçekten kim olduğunuzu keşfetmektir."

Çalışma Alanlarım

Bireysel Terapi

Kişisel gelişim ve iyileşmeye odaklı bire bir seanslar.

Çift Danışmanlığı

İlişkilerde yol almak ve duygusal bağları güçlendirmek.

Aile Terapisi

Aile içi dinamikleri uyumlu hale getirmek ve toplumsal çatışmaları çözmek.

Ergen

Ergenlik dönemindeki gelişimsel zorluklara yönelik uzmanlaşmış destek.

İyileşmenize bugün başlayın.

Güvenli uzaktan terapi seansları için hizmetinizdeyiz. Ücretsiz 15 dakikalık bir görüşme için iletişime geçin.

✓ %100 Gizlilik Garantisi
✓ Esnek Planlama
✓ Bilimsel ve Etkili Terapi Yöntemleri

→

Yaşam Boyu Duygusal İhtiyaçlarımızı Anlamak

İnsan yavrusu karşılanmasını beklediği gereksinimleri ile dünyaya gelir. Erken dönem çocuklukta bakım verenlerle kurulan ilişkilerde varlığı belirgin olan bu ihtiyaçlar, sonrasında da kardeş, akraba, arkadaş, öğretmen, partner, eş gibi önemli ilişkilerde kendini gösterir.

  Peki insanın yaşamı boyunca ne gibi duygusal gereksinimleri vardır?

1- Bağlanma ihtiyacı: Kendisine bakım veren kişiye bazen gülümseyen, bazen ağlayan bir bebek aslında iletişim kurarak bağ kurabilmek, bağı sürdürebilmek istiyordur. Psikolojide "bağlanma" dediğimiz bu olgu, etkisini sadece bebeklikte değil erişkinlik döneminde de gösterir. Yetişkinlerin dünyasında kurulan; "İhtiyacım olduğunda yanımda yoksun!", " İhtiyaçlarımı, isteklerimi önemsemiyorsun!" ,"Yalnız kalmaktan korkuyorum!" gibi cümleler aslında bağlanmayla ilgili çatışma ve korkularımızı yansıtmaktadır. Yaşamı boyunca insan; güvenebileceği, destek alabileceği istikrarlı bir ilişki arayışındadır.

2- Saygı Duyulma - Özek Olma ihtiyacı: Kişilik gelişiminde önemli duygusal ihtiyaçlardan biri de saygı duyulma ihtiyacıdır. Bir çocuk sadece istikrarlı bir ilişki istemekle kalmayıp kurduğu ilişkilerde kendisine, fikirlerine özen ve saygı gösterilmesine ihtiyaç duyar. Beceri ve çabaların desteklenmesi, takdir edilmesi, özerkleşmenin cesaretlendirilmesi çocuğun kendini ailesinden ayrı bir varlık olarak da dayanıklı, yeterli biri olarak hissetmesine olanak sağlayacaktır. Bu ihtiyaç alanındaki zedelenmeler ise yetişkin çağına da taşınacak yetersizlik, başarısızlık hislerinin zeminini oluşturacaktır.

3- Duygu ve İhtiyaçları ifade Etme İhtiyacı: Olumlu ya da olumsuz duygularını, neye ihtiyacı olduğunu ifade edebilme özgürlüğüne sahip bir çocuk hayatı boyunca kendi ortaya koyabilme, öfkesini, incinmişliğini ifade edebilme, başkalarına gerektiğinde hayır diyebilmede kendini daha rahat hissedecektir. Bu alandaki zedelenmeler kişinin kendini feda edici, boyun eğici ya da sürekli onay arayıci tutum ve davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir. Kendi ihtiyaçlarını önemsememe, ifade edememe, atılgan olamama, reddedilme kaygıları yetişkinlik döneminin sorunları arasında değerlendirilebilir.

4- Oyun Oynayabilme- Kendiliğinden Davranabilme ihtiyacı : Bir çocuk düşünün, odasında halıya yayılmış oyuncaklarıyla kendini kaptırmış bir şekilde kurduğu oyunun içinde. Oyun; çocuğun yaratıcılığı, doğallığı, esnekliği, hayal gücünü, çoşkusunu inşa eden çok önemli bir ihtiyaçtır. Oyunun olmadığı  bir ortamda çocuğun huzurlu olmasını, rahatlayabilmesini, mutlu, çoşkulu ve yaratıcı olabilmesini beklemek çok zordur. Aslında bu ihtiyaç alanı sanki sadece çocukluğa ait gibi gelse de yetişkinlerin hayatında da sürmektedir.

 Bu alanda sorunlar yaşayan yetişkinler çoğu zaman mükemmeliyetçiliğin baskısında sürekli stres, huzursuzluk yaşamakta, "yapılması gerekenlerden" eğlenme ve dinlenmeye vakit ayıramamakta, ayırsa bile huzursuzluğu içinden atamamaktadır. Mükemmeliyetçilik, duyguları bastırma, karamsarlık, katı özeleştirel yapı bu alanla ilgili sıkıntılara örnektir.

5- Akılcı Sınırlar ve Özdenetim İhtiyacı: Çocukluktan yetişkin dünyasına geçerken en önemli görevlerden biri de uyumu koruyacak sınırlara ve sorumluluk hissine sahip olabilmektir. Bir kişi ancak bunu oluşturduğu takdirde yetişkin olabilmenin sorumluluklarını sürdürmede zorlanmayacaktır. Yeterli sınırların olmadığı, aşırı izin verici, şımartan aile ortamlarında büyümüş çocukların yetişkinlik dönemlerinde de başkaların sınırlarına saygı duymakta, empati kurabilmede, sorumluluk alabilmede belirgin bir isteksizlik yaşadıkları görülmektedir.

"Gökkuşağı" isimli şiirinde; "Çocuk insanın atasıdır." demiş şair Wordsworth. Çocukluk çağımız pek çoğumuz için çok geride kalsa da duygusal ihtiyaçlarımız her zaman olduğu yerde ihtiyaçlarını sağlıklı yollarla karşılayabilen insandır denilebilir mi?